İçeriğe atla

Bireysel Başvuruda Temel Şartlar ve 30 Günlük Başvuru Süresi

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda kimlerin, hangi işlemlere karşı ve hangi süre içinde başvurabileceğini 6216 sayılı Kanun çerçevesinde özetliyoruz.

· Anayasa Mahkemesi Kararları

Bireysel başvuru, 2012 yılından bu yana temel hak ve özgürlüklerin korunmasında Türk hukukunun en önemli araçlarından biri hâline gelmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruların önemli bir kısmı, esasa girilmeden kabul edilemezlik kararıyla sonuçlanmaktadır. Bunun başlıca nedeni, başvurunun usul şartlarının gözden kaçırılmasıdır. Bu yazıda Anayasa'nın 148. maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45 ila 47. maddelerinde düzenlenen temel şartları ele alıyoruz.

Hangi Haklar İçin Başvurulabilir?

Anayasa'nın 148. maddesine göre herkes, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla başvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre bu iki belgenin ortak koruma alanı dışında kalan bir hakka dayanan şikâyetler, konu bakımından yetkisizlik nedeniyle incelenmez. Örneğin yalnızca Anayasa'da yer alan ancak Sözleşme kapsamında karşılığı bulunmayan bazı sosyal haklar bu yolla ileri sürülemez.

Zaman bakımından da bir sınır vardır: Mahkeme, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen işlem ve kararlara karşı yapılan başvuruları inceler. Bu tarihten önce kesinleşmiş işlemler, bireysel başvurunun konusu olamaz.

Başvuru Ehliyeti ve Mağdur Statüsü

6216 sayılı Kanun'un 46. maddesi, başvurunun ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi tarafından yapılabileceğini öngörür. Kamu tüzel kişileri bireysel başvuruda bulunamaz; özel hukuk tüzel kişileri ise yalnızca tüzel kişiliğin kendi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla başvurabilir. Mahkeme, soyut olarak bir kanunun Anayasa'ya aykırılığının ileri sürüldüğü başvuruları da kabul etmez; başvurucunun somut olarak etkilenmiş olması gerekir.

30 Günlük Süre Nasıl Hesaplanır?

Kanun'un 47. maddesine göre bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır. Uygulamada süre çoğunlukla kesinleşmiş kararın başvurucuya veya vekiline tebliğ edildiği ya da kararın öğrenildiği tarihten başlatılır.

  • Kesin kararın tebliğinden önce karardan haberdar olunmuşsa, Mahkeme öğrenme tarihini esas alabilir.
  • Vekil ile takip edilen dosyalarda tebliğin vekile yapıldığı tarih belirleyicidir.
  • Süre, başvurunun Anayasa Mahkemesine ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler aracılığıyla sunulduğu tarihe göre değerlendirilir.

Haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuru yapılamamışsa, mazeretin ortadan kalkmasından itibaren on beş gün içinde mazereti belgeleyen delillerle birlikte başvuru yapılabilir. Mahkeme mazereti kabul edip etmemekte takdir yetkisine sahiptir ve bu konuda oldukça sıkı bir yaklaşım benimser.

Başvuru Formu ve Ekleri

Başvurunun Mahkemenin belirlediği form kullanılarak yapılması, ihlal edildiği iddia edilen hakkın ve buna ilişkin olayların açıkça anlatılması, başvuru yollarının tüketildiğini gösteren belgelerin eklenmesi gerekir. Eksik başvurularda kural olarak ek süre verilir; ancak bu süre içinde eksiklik giderilmezse başvuru reddedilebilir.

Kabul Edilebilirlik İncelemesi

Usul şartlarını taşıyan başvurular, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca ayrıca kabul edilebilirlik incelemesinden geçer. Mahkeme, anayasal önemi bulunmayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruları ya da açıkça dayanaktan yoksun olanları kabul edilemez bulabilir. Açıkça dayanaktan yoksunluk değerlendirmesi, uygulamada en çok derece mahkemesinin delil takdirine veya hukuku yorumlamasına yönelik itirazlarda gündeme gelir. Bu nedenle başvuru formunda yalnızca kararın yanlış olduğunu değil, hangi temel hakkın hangi somut işlemle nasıl ihlal edildiğini açıkça göstermek gerekir. İddiaların Anayasa'daki ilgili hak ile ilişkilendirilmesi, başvurunun doğru hak başlığı altında incelenmesini de kolaylaştırır.

Uygulamada en sık yapılan hata, sürenin bir üst mahkeme kararının tebliğinden değil, gereksiz yere başvurulan olağanüstü bir yolun sonucundan başlatılmasıdır. Bu nedenle kesin karar elde edildiği anda takvim not edilmeli, başvuru dilekçesi ve ekleri gecikmeden hazırlanmalıdır.

Sıkça sorulan sorular

Bireysel başvuru süresi kaç gündür?
Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği veya başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Haklı mazeret hâlinde mazeretin kalkmasından itibaren 15 gün içinde başvurulabilir.
Şirketler bireysel başvuru yapabilir mi?
Özel hukuk tüzel kişileri yalnızca kendi tüzel kişiliklerine ait hakların ihlal edildiği iddiasıyla başvurabilir. Kamu tüzel kişilerinin bireysel başvuru hakkı yoktur.

İlgili makaleler